Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AKP Grup Toplantısı’nda konuştu.
Bir süredir kutuplaşma tehlikesine dikkat çektiklerini belirten Erdoğan, “muhalefetin bazı aktörlerinin böyle bir hassasiyeti olmadığını” söyledi. Erdoğan, “Geçenlerde bir tanesi çıkmış, şuursuzca ‘Şavaştayız’ diyor. Hırsı, aklını esir almış bu zata sormak lazım: ‘Hayırdır beyler, kiminle savaştasınız?” ifadelerine yer verdi.
Erdoğan ayrıca, Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı’nın fon krizinden sonra yayımladığı, “Toplumsal Çürümeyi Kabullenmiyoruz! İnsan Kalmak İçin Bir Çağrı” bildirisinden sonra çıkan tartışmaya katıldı. Bildiride, fon krizi, yolsuzluk iddiaları ve kamu denetimindeki eksiklikler eleştirilmişti. Erdoğan, “Ne mutlu bizi sorgulayan tabanımız var” dedi.
Erdoğan’ın konuşmasından satır başları şunlar oldu:
‘GÜLTEKİN KARDEŞİMİZ MÜSTESNA BİR İNSANDI’
“Üsküdar Belediyesi Başkan Vekili, değerli kardeşimiz Dündar Ziya Gültekin’e bir kez daha Mevla’dan rahmet, kederli ailesine, yakınlarına, sevenlerine ve Üsküdar halkına başsağlığı diliyorum. Merhum Ziya Gültekin kardeşimiz, Üsküdar aşığı, şehrini ve ilçesini büyük bir tutkuyla seven, hangi mevkide olursa olsun hizmet etmekten heyecan duyan, mutluluk duyan müstesna bir insandı”
“Dün yapılan oylamada Üsküdar Belediyesi Başkan Vekili olarak seçilen Muhammed Emin Sarıoğlu’nu tebrik ediyor, kendisinin Üsküdar halkına aşkla hizmet edeceğine gönülden inanıyorum.”
Ziya kardeşimizin hepimizi kedere boğan vefatından sonra özellikle sosyal medya platformlarında tek merkezden yönetildiği anlaşılan alçakça bir nefret kampanyasına şahit olduk. İnsanlıktan nasibini almamış bir güruh, hiç tanımadıkları bir insana karşı içlerinde biriktirdikleri ne kadar cerahat varsa hepsini kustular. Bu gözü dönmüşlük öyle bir raddeye ulaştı ki taziye mesajı yayınlayarak en temel insani vazifesini yerine getiren herkese saldırdılar. Kalbi taşlaşmış, sureti dışında insanlıkla artık hiçbir alakası kalmamış bu müptezelleri de ben Cenab-ı Allah’a havale ediyorum.”
‘KUTUPLAŞMA’ MESAJI
“Kıymetli milletvekili arkadaşlarım, biliyorsunuz bir süredir hemen her konuşmamızda siyasette artan kutuplaşmanın tehlikelerine dikkat çekiyoruz. Yeni yasama yılı açış hitabımızda da buna etraflıca değindik. İçinde bulunduğumuz bölgesel konjonktürde Türkiye’nin yeni bir siyaset tarzına, yeni bir siyaset diline ihtiyacı olduğunu özellikle belirttik. Siyaseti millete daha iyi hizmet etme yarışı olmaktan çıkarıp dost-düşman ikiliğine hapsetmenin sadece demokrasimiz için değil, toplumsal barış ve huzurumuz için de tehdit oluşturduğunu ifade ettik. Bununla kalmayıp bir de iyi niyetli bir çağrı yaptık. Rakiplerimiz dahil tüm siyasi partileri, söz konusu milletin ve memleketin menfaatleri olduğunda siyaset kurumu olarak savaş baltalarını bir yana bırakıp müştereklerimizi çoğaltmaya davet ettik”
“Teessüfle belirtmek isterim ki muhalefetin bazı aktörlerinin ne böyle bir hassasiyeti ne de böyle bir gündemi var. Dünyayı ve bölgemizi hiç takip etmedikleri gibi Türkiye’ye yönelik örtülü operasyonlardan, toplumsal mühendislik projelerinden de habersizler. Kendi dar kadro çıkarları dışında her şeye gözlerini ve kulaklarını kapatmış durumdalar.”
“Kusura bakmasınlar ama bu tavır doğru bir tavır değildir. Sorumlu bir tavır değildir. Türk demokrasisi için tehlikeli olduğu kadar marazi de bir tavırdır. “Benim menfaatim olacaksa isterse bu ülke batsın, bitsin, kaosa girsin.” tavrı son derece bencilce bir tavırdır. Türkiye üzerine operasyon hayalleri kuran çevrelere cesaret veren bir tavırdır”
‘HAYIRDIR BEYLER’
“Geçenlerde bir tanesi çıkmış, şuursuzca ‘Şavaştayız’ diyor. Hırsı, aklını esir almış bu zata sormak lazım: ‘Hayırdır beyler, kiminle savaştasınız? Hangi düşmana karşı savaş ilan ettiniz? Seferberlik çıktı da bizim mi haberimiz yok? Türkiye işgal edildi de biz mi duymadık? Türkiye işgal edilmediğine, seferberlik çıkmadığına göre nereden aklınıza esti bu savaş?'”
NE DEDİĞİNİZİN FARKINDA MISINIZ’
“Türkiye’yi tehdit edenlere, Türkiye’yi karıştırmak isteyenlere karşı bir kez olsun bu dili kullandığınızı görmedik. Hatta gittiniz, onlardan yardım dilendiniz, el açtınız, etek öptünüz. Şimdi çıkmış, utanmadan “Savaştayız.” diyorsunuz. Allah aşkına, siz ne dediğinizin, lafınızın nereye gittiğinin farkında mısınız? Bu milleti düşmanlaştırmaktan ne zaman vazgeçeceksiniz? Sorumlu, sağduyulu siyaset yapmayı ne zaman öğreneceksiniz? Onlara diyorum ki bu milletin kardeşliğinden artık ellerinizi çekin. Bölerek, ayrıştırarak, ötekileştirerek varacağınız hiçbir yer olmadığını artık kabul edin.
‘BİZ BUNA EYVALLAH DEMEYİZ’
Aynı ciddiyetsiz tavrı fon tartışmalarında da görüyoruz. Dedikodular üzerinden insanların izzetiyle, itibarıyla oynuyorlar. Bakın, milletin malına el uzatmak ne kadar büyük bir suçsa aynı şekilde namuslu, şerefli, onurlu insanlara mesnetsiz şekilde yolsuzluk ithamında bulunmak da o kadar büyük bir suç, o kadar büyük bir şenaattir. Bundan daha fenası ise foyan ortaya çıktığı hâlde işi pişkinliğe vurmaktır. Hem elinde bilgi, belge olmadan kabine üyelerimizi itham edeceksiniz, önüne gelene iftira atacaksınız, devletin kurumlarını töhmet altında bırakacaksınız. İnsanlar, millete hizmete ayırması gereken vakti senin iftiralarını, senin bühtanlarını belgeleriyle yalanlamaya ayıracak. Sonra da çıkacaksın, yüzün kızarmadan, hiçbir mahcubiyet duymadan işi pişkinliğe vurup kulağının üstüne yatacaksın. Biz buna eyvallah demeyiz.”
SEL FELAKETİ
“Malumunuz, geçtiğimiz hafta İstanbul ve çevre illerimizde meydana gelen aşırı yağış, sel ve su baskınlarına maruz kaldık… İstanbul’daki arama kurtarma, müdahale ve destek çalışmalarında toplam 47.217 personelimiz, 5.280 araç ve 14 botla sahada görev aldı. 19 Ekim itibarıyla 212 Acil Çağrı Merkezi ve AFA’da yapılan 21.600 ihbar doğrultusunda toplam 3.270 vatandaşımızın güvenli bölgelere tahliyesi sağlandı. İstanbul’da 7, Kocaeli’nde ise bir vatandaşımız maalesef hayatını kaybetti. Bu vesileyle vefat eden kardeşlerime bir kez daha Allah’tan rahmet diliyor, ailelerine ve yakınlarına başsağlığı dileklerimi iletiyorum
Bilinsin ki ihmal veya kusur varsa sorumlular ortaya çıkarılacak ve gereken hiç tereddütsüz yapılacaktır. Fakat milletçe hepimizi üzen bu acı hadiseyi kendileri için, kendi siyasi ajandaları için, özellikle de belediyelere yönelik yolsuzluk operasyonlarını itibarsız hâle getirmek için kullanmaya çalışan fırsatçılara da asla müsamaha göstermeyeceğiz.”
57 MİLYON LİRA TUTARINDA DAĞITIM YAPILDI’
“Afetten olumsuz etkilenen vatandaşlarımıza her türlü desteği veriyoruz. Vatandaşlarımızın acil ve temel ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik Aile Bakanlığımız tarafından hane başına 10 bin lira olmak üzere toplam 200 milyon lira, AFAD tarafından 230 milyon lira, Ticaret Bakanlığımız tarafından toplam 80 milyon lira İstanbul Valiliğimize aktarıldı. Şu ana kadar İstanbul’daki 37 ilçemizde 5672 haneye yaklaşık 57 milyon lira tutarında dağıtım yapıldı. Felaketin yol açtığı zarar ve hasarları en kısa sürede telafi etmek için ilgili kurumlarımızla gerekli tüm adımları atmayı sürdüreceğiz.
‘SURİYE’DE YENİ SAYFANIN AÇILACAĞINA İNANIYORUZ’
“‘Ya Nasrallah’ diyen, ‘Allah’ın yardımı ne zaman?’ diye soran Suriyeli kardeşlerime bir kez daha sesleniyorum. ‘Elâ inne nasrallâhi karîb.’ Hiç kuşkusuz Allah’ın yardımı yakındır. Sabreden zafere ulaşır ve Suriye inşallah zafere ulaşacaktır.” demiştik. Bugün içeride ve dışarıda bize demokrasi dersi, hukuk dersi, insan hakları dersi verenlerin sessizliğe gömüldüğü günlerde işte bunları söyledik. Biz, Üstat Sezai Karakoç’un da en güzel şekilde ifade ettiği gibi, yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer olduğuna gönülden iman ettik.”
“On üç buçuk yıllık zulmün ardından, İsrail’in ağır tahriklerine rağmen Suriye’de barışın, huzurun ve istikrarın tekrar boy vermeye başladığını görüyoruz. Suriyeli kardeşlerimiz, Cumhurbaşkanı Sayın Ahmet Şara’nın dirayetli liderliğinde birlik ve beraberlik içinde ortak geleceklerini inşa ediyorlar. Kuzeydeki entegrasyon sürecinin tekemmül etmesiyle birlikte Suriye’de yepyeni bir sayfanın açılacağına inanıyoruz.”
“Baniyas, Reyhanlı ve Suriye’de gerçekleştirilen diğer pek çok katliamın faili olan teröristin yakalanmasını sağlayan Suriye İstihbaratı ile Millî İstihbarat Teşkilatımızın gizli kahramanlarını yürekten tebrik ediyorum.”
ÜÇ AŞAMALI FON PLANI
“Milletimizin gündemini son bir aydır meşgul eden fon meselesiyle ilgili tutumumuzu milletimizle farklı vesilelerle paylaştık. Konuyu üç farklı kategoride hassasiyetle yönetiyoruz.
“İlk aşamada, tasfiyesine karar verilen fonlardaki birikimlerin yatırımcılara ödenmesi yer alıyor… Meclisimizin gündemindeki yasa teklifinin yürürlüğe girmesini müteakip inşallah ödeme işlemleri biraz daha hızlanacak.”
“İkinci aşamada, hukuk ve ahlak dışı yöntemlerle manipülasyon yaparak, kimi zaman bir organizasyon dâhilinde haksız ve fahiş kazanç elde edenlerden yargı önünde hesap sorulması yer alıyor.”
“Üçüncü aşamada ise bir daha benzer bir sorunla karşılaşmamak için alınması gereken tedbirler yer alıyor. Gerek Devlet Denetleme Kurulumuzun hazırlayacağı kapsamlı rapor gerekse talimatımız doğrultusunda yürütülen diğer çalışmalar neticesinde kurumsal, bireysel veya mevzuat boyutu itibarıyla burada da her türlü adım atılacak”
‘NE MUTLU BİZİ SORGULAYAN TABANIMIZ VAR’
“Biz sadece tasfiyesine karar verilen fonlardaki 455 bini aşkın yatırımcıyı değil, aileleriyle birlikte çok sayıda insanımızı etkileyen bu meseleyi çok ciddiye alıyoruz, ciddiyetle ele alıyoruz. Meselenin üzerine de tavizsiz bir şekilde gidiyoruz. Muhalefetin ne dediği değil, ne yaptığı, meseleyi istismar için kullanması bizim umurumuzda değildir. Muhalefetin belediyelerde yaşanan skandallara sahip çıkmış olması, her türlü rezilliğin, her türlü ahlaksızlığın arkasında durmuş olması, hatta il il gezip yolsuzlukları aklama turları düzenlemiş olması da bizi ilgilendirmez. Daha önce de söyledim, biz onlara benzemeyiz.”
“Diğer her şeyden bağımsız olarak biz konunun kendi tabanımız, özellikle yıllardır bize destek veren camiamız tarafından yakından takip edildiğini gayet iyi biliyoruz. İnancımızın bir gereği olarak emri bilmaruf, nehyianilmünker çizgisini hatırlatan her türlü teklif ve tenkidi elbette önemsiyoruz. AK Parti, sadece kadrolarıyla değil, aynı zamanda hakikati söyleyen çelik çekirdeğiyle de nevi şahsına münhasır bir harekettir. Ne mutlu bize ki soran, sorgulayan, eleştiren bir tabanımız var.”
AKP’LİLERE SESLENDİ
“Buradan teşkilatıma seslenmek istiyorum. Özellikle karşılığını yalnızca Allah’tan bekleyerek büyük bir fedakârlıkla, büyük bir samimiyetle bu dava için gece gündüz koşturan, emeklerini belki de hiçbir zaman tam olarak ödeyemeyeceğim yol arkadaşlarımın, mücadele arkadaşlarımın beni çok iyi dinlemesini rica ediyorum. Kardeşlerim, biz 25 sene önce AK Parti’yi hangi ilkeler, hangi değerler üzerine bina ettiysek bugün de aynı ilkeler ve prensiplerle hareket ediyoruz. Biz buralarda, bu koltuklarda en çok da fakir fukaranın, garip gurebanın sesi, soluğu, sığınağı olmak için varız. Biz buralarda, bu koltuklarda yetimin başını okşamak için, öksüzün yarasını sarmak için, Allah’tan ve devletten başka kimsesi olmayanların kimsesi olmak için varız. Hani diyor ya Üstat Necip Fazıl: “İnsandır sanıyordum mukaddes yüke hamal. Hamallık ki sonunda ne rütbe var ne de mal. Yalnız acı bir lokma, zehirle pişmiş açtan. Ve ayrılık anneden, vatandan, arkadaştan.” Biz işte böyle bir misyonu kuşanmış, işte bu ülkeye talip olmuş bir kadroyuz. Bugüne kadar nice zorluğun üstesinden alnımızın akıyla geldik, nice imtihanı başarıyla verdik, nice badireyi suhuletle atlattık. Hiçbir zaman yılgınlık içinde, yeis içinde, karamsarlık içinde olmadık. Bugün de karamsar değiliz. Umutsuz değiliz. Yeis içinde hiç değiliz. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak geleceğimize güvenle bakıyoruz. Çok daha çetin badirelerden, krizlerden, sınavlardan güçlenerek çıktık. Allah’ın izniyle buradan da güçlenerek çıkacağız. İnşallah destanlar yazmaya, başarıdan başarıya, zaferden zafere koşmaya devam edeceğiz. Rabbim ömür verdikçe daha nice yıllar bu ülke için, bu millet için sizlerle birlikte çalışmaya, hizmet üretmeye devam edeceğiz. Rabbim yârimiz ve yardımcımız olsun diyorum.”
BÜTÇE TEKLİFİ, MEKKE ANLAŞMASI, LİBYA MUTABAKATI
“2027 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ve 2025 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi ile Sayıştay raporlarının hayırlı olmasını diliyorum. Aynı şekilde Pakistan ve Suudi Arabistan’la beraber imzaladığımız Ortak Savunma Anlaşması’nı da onaylanmak üzere Gazi Meclisimize ilettik. Dün Libya’dan son derece sevindirici bir haber aldık. Libya Temsilciler Meclisi, Türkiye ile Libya arasında imzalanan Deniz Yetki Alanları Mutabakat Muhtırası’nı oy birliğiyle kabul etti. Bu önemli kararın da hayırlı uğurlu olmasını diliyor, sizlerin vasıtasıyla Libya Temsilciler Meclisindeki tüm kardeşlerime selamlarımı yolluyorum.”
