2027 yılı bütçe teklifinde vergi gelirlerinin büyük bölümünün tüketim üzerinden alınan vergilerden sağlanması öngörüldü. Hedeflere göre gelecek yıl toplanacak her 100 liralık verginin 60 lirası, mal ve hizmetlerin fiyatına yansıyan Katma Değer Vergisi (KDV) ve Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) gibi dolaylı vergilerden gelecek.
Dünya gazetesi yazarı Naki Bakır’ın haberine göre, 2027 yılı için net vergi tahsilatı 19 trilyon 906 milyar lira olarak hedeflendi. Bu tutarın 11 trilyon 950,9 milyar lirasının dolaylı vergilerden, 7 trilyon 952,3 milyar lirasının ise gelir, kâr ve mülkiyet üzerinden alınan doğrudan vergilerden elde edilmesi planlanıyor.
KDV VE ÖTV’DEN 9 TRİLYON LİRAYA YAKIN GELİR
2027 yılında dahilde alınan KDV’den 2 trilyon 790,2 milyar lira, ithal ürünlerden alınan KDV’den ise 2 trilyon 891,2 milyar lira net gelir bekleniyor. ÖTV tahsilatının da 3 trilyon 283,9 milyar liraya ulaşması öngörülüyor. Böylece yalnızca KDV ve ÖTV’den elde edilmesi planlanan toplam net gelir 8 trilyon 965,3 milyar lirayı buluyor. Bu tutar, toplam vergi gelirlerinin yaklaşık yüzde 45’ine karşılık geliyor.
ÖTV gelirlerinde en büyük payın motorlu taşıt alımlarından sağlanması bekleniyor. Bu kapsamda 2027 yılı için motorlu taşıtlardan 1 trilyon 151,2 milyar lira, akaryakıt ve doğal gaz tüketiminden 870,6 milyar lira, tütün mamullerinden 796 milyar lira, alkollü içkilerden 259,7 milyar lira ÖTV tahsilatı hedefleniyor. Kolalı gazozlardan 31,6 milyar lira, dayanıklı tüketim malları ve diğer ürünlerden ise toplam 225,7 milyar lira gelir öngörülüyor.
İTHALAT VERGİ GELİRLERİNDE ÖNEMLİ YER TUTUYOR
2027 yılında ithal ürünlerden alınan vergilerin de bütçe gelirlerinde önemli bir paya sahip olması bekleniyor. İthalden alınan KDV ve gümrük vergileri başta olmak üzere dış ticaretten elde edilmesi hedeflenen toplam net gelir 3 trilyon 430,8 milyar lira olarak hesaplandı.
İthalden alınan KDV’nin yanı sıra gümrük vergilerinden 530,7 milyar lira gelir bekleniyor. İthal ürünlerden alınan vergiler bütçeye kaynak sağlarken, ithalata bağımlılığın sürmesi cari denge ve yerli üretim açısından risk oluşturabiliyor.
BANKACILIK VERGİSİ VE HARÇLAR DA DİKKAT ÇEKİYOR
Gelecek yıl yüksek tahsilat beklenen dolaylı vergi kalemlerinden biri de Bankacılık ve Sigorta Muameleleri Vergisi (BSMV) olacak. Bu vergi üzerinden 990,1 milyar lira gelir elde edilmesi hedefleniyor. Yargı, noter, tapu, pasaport ve trafik gibi çeşitli alanlarda alınan harçlardan beklenen tahsilat ise 748,2 milyar lira.
2027 yılı için Damga Vergisi’nden 467,3 milyar lira, şans oyunları vergilerinden 104,3 milyar lira, Özel İletişim Vergisi’nden 84,5 milyar lira, Konaklama Vergisi’nden 27,3 milyar lira ve Dijital Hizmet Vergisi’nden 24,3 milyar lira gelir hedefleniyor.
Öte yandan harçlar, Motorlu Taşıtlar Vergisi (MTV), Damga Vergisi, trafik cezaları ve maktu ÖTV tutarlarında yeniden değerleme oranına bağlı artışlar da gündemde. 2027 yılı enflasyon hedefi yüzde 21 olarak belirlenirken, bu kalemlerdeki artışların yüzde 30 dolayında beklenen yeniden değerleme oranına göre şekillenmesi öngörülüyor.
GELİR VERGİSİNDE EN BÜYÜK PAY ÜCRETLİ ÇALIŞANLARIN
Doğrudan vergiler kapsamında 2027 yılında Gelir Vergisi’nden 5 trilyon 584,4 milyar lira tahsilat hedefleniyor. Bu tutarın 5 trilyon 171,2 milyar liralık bölümünün çalışanların ücret ve maaşlarından kaynakta kesilecek vergilerden oluşması bekleniyor.
Kurumlar Vergisi’nde ise ret ve iadeler sonrası 2 trilyon 223,4 milyar liralık net tahsilat hedefleniyor. Mülkiyet üzerinden alınan vergilerdeki toplam tahsilat beklentisi 195,9 milyar lirada kalıyor. Bu kapsamda Motorlu Taşıtlar Vergisi’nden 175,1 milyar lira, Veraset ve İntikal Vergisi’nden 20 milyar lira, Değerli Konut Vergisi’nden ise 780,6 milyon lira gelir öngörülüyor.
Gelir vergisinin önemli bölümünün ücretli çalışanlardan tahsil edilmesi, vergi yükünün farklı gelir grupları arasındaki dağılımını yeniden gündeme getiriyor. Maaşlardan verginin doğrudan kesilmesi nedeniyle bordrolu çalışanların vergi yükümlülüğü gelir elde ettikleri sırada yerine getirilirken, diğer gelir türlerinde tahsilat beyan ve denetim süreçlerine bağlı olarak gerçekleşiyor.
Enflasyon dönemlerinde ücretler artsa da gelir vergisi tarifesindeki dilimlerin aynı hızda yükselmemesi, çalışanların yıl içinde daha yüksek vergi oranlarına tabi olmasına neden olabiliyor. Bu durum, maaş artışlarının bir bölümünün daha çalışanın eline geçmeden vergi kesintileriyle karşılanmasına yol açabiliyor.
