CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Gaziantep’te katıldığı “Milli Bilinç, Yükselen Sanayi ve Kazanan Çiftçi” programında açıklamalarda bulundu.
Borsadaki mağduriyetlere dikkat çeken Kılıçdaroğlu, 830 milyar lira civarında olduğunu söylediği kayıplara ilişkin sorumluların açıklanmasını istedi. Siyasi ahlak yasasının çıkarılması gerektiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, “Diyoruz ki, ‘Bu soyguncuların listesini açıklayın’. Kimler bunlar? Sizin arkadaşlarınız mı? Ses yok, listeler açıklanmıyor. Biz soyulacak bir ülke değiliz. Soyulacak bir halk değiliz. Bunun mücadelesini yapmak zorundayız. Arınacağız, arınacağız. Sadece CHP’de değil. Biz malı götürenlerle kucaklaşan bir parti değiliz. Biz, malı götürenlerle hesaplaşan bir partiyiz” ifadelerini kullandı.
Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından öne çıkanlar şöyle:
“Siyasi ahlak yasasının çıkması lazım. Gençler size de sesleniyorum: Siyasi ahlak yasasını isteyeceksiniz her yerde. Siyaset malı götürme yeri değildir. Vatandaşı soyma yeri değildir. Siyaset halka hizmet yeridir. Halka hizmet edeceksiniz. Halka hizmet etmiyorsanız devleti yönetemezsiniz. Devlet sizin kişisel çıkarlarınıza hizmet edecek bir organ değildir. Borsadaki vurguna bakın. 455 bin 758 kişi mağdur oldu. Soygunun boyutu ne kadar biliyor musunuz? 830 milyar lira civarında. 5 kuruşa muhtaç olan aileler var. Ama bir avuç insan 830 milyar lirayı götürebiliyoruz. Kimin parası? Kendi babalarının paraları mı? Diyoruz ki, ‘Bu soyguncuların listesini açıklayın’. Kimler bunlar? Sizin arkadaşlarınız mı? Ses yok, listeler açıklanmıyor. Gençler onu isteyeceksiniz. ‘Biz soyguncuların listesini istiyoruz’ diyeceksiniz. Biz vurguncuların listesini istiyoruz diyeceksiniz. Bunu isteyeceğiz. Hep beraber isteyeceğiz. Biz soyulacak bir ülke değiliz. Soyulacak bir halk değiliz. Bunun mücadelesini yapmak zorundayız. Arınacağız, arınacağız. Sadece CHP değil. CHP’de büyük ölçüde arınma sağlandı. Kim malı götürüyorsa, bizim dışımıza. Çünkü biz malı götürenlerle kucaklaşan bir parti değiliz. Malı götürenlerle hesaplaşan bir partiyiz biz. Hesaplaşan bir partiyiz biz.”
“PARADAN PARA KAZANMA DÖNEMİ BAŞLADI”
Üretim yerine paradan para kazanmanın öne çıktığını savunan Kılıçdaroğlu, üreticilerin, çalışanların ve alın teri dökenlerin desteklenmesi gerektiğini ifade etti. Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:
“Borç batağında olan bir Türkiye ile karşı karşıyayız. Yapmamız gereken bu tefecilerle mücadele etmek. Beşli çetelerle mücadele etmek. Kim üretiyorsa başımızın tacı. Kim üretiyorsa çalışıyorsa, kimliğine bakmadan, inancına bakmadan, yaşam tarzına bakmadan üreten, çalışan, alın teri döken herkesin bizim başımızın üstünde yeri vardır. Onları kucaklayacağız ve onları selamlayacağız. Biz sanayicimizin dünyayla rekabet edebilecek bir iklimin yaratılmasını istiyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi olarak biz sanayicimizin, tacirimizin, dünyayla rekabet edebilecek bir iklime kavuşmasını istiyoruz. Biz çiftçimizin, üreticimizin, besicimizin kazanmasını, üretmesini, alın terinin değerlenmesini istiyoruz. Biz paradan para kazananların değil, alın teri dökenlerin kazanmasını istiyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi’nin temel felsefesi budur. Biz Türkiye’nin büyümesini, Türkiye’nin kalkınmasını ve tüm gelişmekte olan ülkelere örnek bir yurt olmasını istiyoruz Türkiye’nin.
“ÇALINAN HER KURUŞUN HESABINI SORMAK KILIÇDAROĞLU’NUN BOYNUNUN BORCUDUR”
Gazi Mustafa Kemal daha Cumhuriyeti, yeni fabrikalar kurarken söylediği güzel bir söz var. ‘Her fabrika bir kaledir’ diyor. Her fabrika bir kaledir. Çünkü o fabrikaların bacası tütecek, o fabrikalar üretim yapacak, o fabrikalarda binlerce insan çalışacak, o fabrikalarda gelir artacak. O fabrikalardan ihracat yapılacak ve o fabrikalar bütün mazlum ülkelere örnek olacak. O nedenle biz Gaziantep’teki her fabrikayı bir kale olarak görüyoruz. Türkiye’deki her fabrikayı, her sanayiciyi o kalenin sahibi olarak görüyoruz. O kalenin muhafızı olarak görüyoruz. Üreten, çalışan, kazanan, alın teri döken, istihdam yaratan bir kale olarak görüyoruz.
Bu kentin bütün insanlarını hangi görüşten, hangi kimlik olursa olsun hepsini saygıyla selamlıyorum. Hepsine şükran borçluyuz. Ama onlardan sadece bir şey istiyorum. Seçim olur sandığa giderseniz elinizi vicdanınıza koyun ve oyunuzu öyle kullanın. Gaziantep’i, Türkiye’yi, geleceği ve çocuklarınızı düşünün. ‘Kirli siyasetten yana mı oy kullanayım? Temiz siyasetten yana mı oy kullanayım?’ deyin. Eğer kirli siyasetten yana oy kullanacaksan sandığa gitme kardeşim. Hiç merak etmeyin gençler. Her kuruşun hesabını sormak benim görevim. Çalınan her kuruş yetimin hakkıdır. Çalınan her kuruş sanayicinin hakkıdır. Çalınan her kuruş esnafın hakkıdır. Çalınan her kuruş engellinin hakkıdır. Çalınan her kuruş şehitlerin, gazilerin, yakınlarının hakkıdır. O nedenle çalınan her kuruşun hesabını sormak da Kılıçdaroğlu’nun boynunun borcudur.
Sanayiciler, ‘krediye ulaşamıyoruz’ diyorlar. ‘Planlı, programlı bir ekonomiye ihtiyacımız’ var diyorlar. Evet, devletin yeniden yapılanması lazım. Devlette liyakatin olması lazım. Devlet yeniden yapılanır. Kaynaklar verimli kullanılır. Yerli yerinde kullanırsa Türkiye’nin önüne kimse geçemez. Ama kaynaklar bir avuç varsıla giderse, kaynaklar soyguncular tarafından elde edilirse, yani devlet soyulursa, yani devletin kurumlarıyla, bürokrasiyle siyasetçiler ile verip İstanbul Borsası’nda eğer vatandaşı soyuyorsa bunların hesabını sormak lazım. Hesabını sormak görevi kime ait? Cumhuriyet Halk Partisi’ne ait. Devleti kuran parti Cumhuriyet Halk Partisi’dir. Temiz siyaseti her yerde, her ortamda savunan parti Cumhuriyet Halk Partisi’dir. Herkesin kimliğine, herkesin inancına saygı duyan parti Cumhuriyet Halk Partisi’dir. Ve Cumhuriyet Halk Partisi, temiz siyasetten, ahlaklı siyasetten yana olan bir partidir. O nedenle sevgili gençler, hep beraber, hep birlikte temiz siyaseti, ahlaklı siyaseti savunacağız.”
www.dogutimes.net
