Ana Sayfa Arama
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Fethi Karadeniz
Fethi Karadeniz

BAĞDA ÜZÜM VAR, ÜRETİCİNİN CEBİNDE UMUT YOK!

Fethi KARADENİZ
Bir yıl boyunca bağında çalışan, mazota, gübreye, ilaca, işçiliğe borçlanan üretici; bugün yetiştirdiği üzümü satamıyorsa, burada yalnızca bir fiyat sorunu değil, tarımın geleceğini ilgilendiren ciddi bir sorun vardır!
Ege Bölgesi’nin bereketli topraklarıyla tanınan Manisa, Alaşehir ve Sarıgöl’de üzüm üreticisinin yaşadığı sıkıntılar artık görmezden gelinemez. Ekim 2026’da yayımlanan haberlerde, sofralık üzümün üreticinin elinde çok düşük fiyatlarla kaldığı, bazı bağlarda ürünün toplanmadığı ve üzümlerin çürümeye başladığı bildiriliyor.
Geçen yılın fiyatıyla bugünün maliyeti aynı değil!
Üretici, bağını bir günde yetiştirmiyor. Budama yapıyor, ilaç atıyor, gübre veriyor, suluyor, işçi tutuyor. Hasat zamanı geldiğinde de ürününü satıp borçlarını ödemeyi, ailesinin geçimini sağlamayı ve gelecek yıl yeniden üretime başlamayı bekliyor.
Peki, bütün bu emeğin sonunda üzümünü maliyetinin altında satmak zorunda kalırsa ne yapacak?
Üzümü toplasa işçilik parasını çıkaramıyor; toplamazsa bir yıllık emeği dalında kalıyor. İşte üreticinin dramı tam da burada!
Bir tarafta pazarda yüksek fiyatlarla satılan üzüm, diğer tarafta ürününü elinden çıkaramayan bağcı… Aradaki farkın üreticiye neden yeterince yansımadığı mutlaka araştırılmalı. Üreticinin eline geçen fiyatla tüketicinin ödediği fiyat arasındaki zincir şeffaflaştırılmalı.
TMO VE TARİŞ’E AÇIK ÇAĞRI!
Toprak Mahsulleri Ofisi ve TARİŞ başta olmak üzere ilgili kurumlar, üreticinin elinde kalan ürünü değerlendirmek için gecikmeden somut adımlar atmalı. Alım kapasitesi artırılmalı, maliyetleri dikkate alan sürdürülebilir fiyat politikası uygulanmalı. Sofralık olarak değerlendirilemeyen üzümler için meyve suyu, pekmez, kuru üzüm ve üzüm suyu sanayisi devreye sokulmalı.
Devletin görevi yalnızca üretim yapılmasını beklemek değil, üreticinin ayakta kalabileceği şartları da oluşturmaktır.
Bugün bağını söken bir üretici, yarın yeniden bağ kuramayabilir. Tarımdan kopan gençler geri dönmeyebilir. Bunun bedelini yalnızca Manisa değil, bütün Türkiye öder.
ÜRETİCİ SADAKA DEĞİL, EMEĞİNİN KARŞILIĞINI İSTİYOR!
Yetkililere soruyorum: Bir yıllık emeğiyle geçinmeye çalışan çiftçi zarar ediyorsa, borcunu ödeyemiyorsa, ürününü dalında bırakıyorsa hangi başarıdan söz edeceğiz?
Üzüm üreticisinin feryadı duyulmalı. Elinde kalan ürün için acil alım ve değerlendirme planı hazırlanmalı; borçları ödeme güçlüğü yaşayan üreticiye kolaylık sağlanmalı, mazot ve gübre gibi temel girdilerde destek artırılmalı.
Çünkü mesele sadece üzüm değildir. Mesele, çiftçinin alın teri, ailesinin geçimi, kırsal yaşam ve sofralarımızın geleceğidir.
Unutmayalım: Bağcı kazanamazsa bağ kuruyacak; bağ kurursa bereket azalacak. Üreticiyi bugün korumak, yarının sofrasını korumaktır!

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir